10 Ağustos 2009 Pazartesi

Athena - Yalan -


Ansızın tarifsiz gelir ya
O zamanlar sormaya cürettin kalmaz olanından
Feri soluk, niyeti kayıp, dardayım
Aşk nefrete ne yakınsın
Kin kırdı her okşamak istediğimde seni
Elimi gözlerimi gömdüm tebessüme
Yalnız kendine inkarın
Sadece senden kaçarsın
Halin ele verir anlamazsın
Yalan söyleme bana
Gözlerin anlatıyor herşeyi
Yalan söyleme bana
Yalan söyleme bana
Gözlerin anlatıyor herşeyi
Zaten yoktur nedeni
Uzak düşmüşüm kendimden, aklım fikrimden
Çaresiz sürükleniyorum
Bilerek peşinden
Yalnız kendine inkarın
Sadece senden kaçarsın
Halin ele verir anlamazsın

Tam senlik...

7 Ağustos 2009 Cuma

Golü Gördün mü?



Adnan Polat,

teşekkürler...

Oraya bakıyorum Keita, fırtına Aydın, Arda var, buraya bakıyorum Kewell giriyor, Baros,Elano var tribünde, kenarda Rijkaard oturuyor. Nasıl bir rüya. Uyanmak istemiyorum.

Bak ben de boş durmadım, formam, tişörtüm üstümde, dergim elimde.

Gerçekten teşekkürler. Bu bile yetti...

6 Ağustos 2009 Perşembe

Cold Play Scientist (oturup ağlarsın!)


Come up to meet you, tell you I'm sorry
You don't know how lovely you are.
I had to find you, tell you I need you,
Tell you I set you apart.

Tell me your secrets and ask me your questions,
Oh lets go back to the start.
Running in circles, Comin' in tails
Heads on a science apart.

Nobody said it was easy,
It's such a shame for us to part.
Nobody said it was easy,
No one ever said it would be this hard.

Oh take me back to the start.

I was just guessin' at numbers and figures,
Pulling the puzzles apart.
Questions of science, science and progress
Do not speak as loud as my heart.

And tell me you love me, come back and haunt me
Oh and I rush to the start.
Runnin' in circles, Chasin' tails
Comin' back as we are

Nobody said it was easy,
Oh it's such a shame for us to part.
Nobody said it was easy,
No one ever said it would be so hard.

I'm goin' back to the start.

4 Ağustos 2009 Salı

Maradona10



Yine bir sahne canlandı gözümde sayende.

İskender, 2 ay süren bunalımından çıkar:


-Maradona, şu akvaryumu doldursana.

-Oh be! Bende senden bunu bekliyordum. Hayata küsülür mü lan!?


Bir sitede de bu dialoğa takılmış biri olduğunu da görmek güzel bu arada.




Onca şeyden sonra... Yalan dolan. Art niyetli olduğunu bilsem de bir iyilik yapman güzel. Yaptığım herşeye değer belki de... Ne biliyim güzel işte. En azından şu sözü söyleyebiliyorum. Hayata küsülür mü lan?

2 Ağustos 2009 Pazar

Kırklık Tavşan Numarası...


Elbet bir gün bitecek bu sabrım. Hep bıçaklanan ben olamam ya. Belki de öldüm. Kalamam. Eve dönüyorum. Ben öldüysem yaşayanlar nerede? Nasıl?

Dünyanın Sonuna Doğmuşum...

Zor bir pazar... Pazar günü çalışmak iğrenç birşeymiş bunu gördüm. Kimse de gelmiyor zaten. Hava sıcak. Deri koltuk terletti çok. Aklımda yine binbir soru. Beynimi yemeye devam. Müzik, çay, umutsuzluk, duman, sıkıntı, aşk, kalp, tatil, seks, hüzün, kafam güzel... Biri arasa da güzel şeyler söylese. İhtiyacım var. Nedense... Hastayım. Sanırım sona yaklaştık. Merkezi değiştirmek gerekecek yakında.

Manga diyor ya "Hayat bu işte" diye. İşte ben onu göremiyorum. Bu? Bu mu? Bazen Geçmişe gidiyorum gibi hissediyorum. Sanki Benjamin Button gibi yaşlı doğmuşum, gençleşiyorumi gitgide kafam bulanıyor gibi. Daha iyiydim eskiden. Daha düzgün kararlar, daha düzgün insanlar, daha düzgün hayatlar...

İçim geçti, benim çöpe sıyırın...